6 Kasım 2010 Cumartesi

HAMMER MÜZİK

Bugün sizlerle benim hayatımda önemli yeri olan bir müzik mağazasından bahsetmek istiyorum. 1990 yılı, lise 2. sınıfa gittiğim ve Heavy Metal'i henüz yeni keşfettiğim yıl olduğundan, hayatımda önemli bir kilometre taşıdır. Hiç unutamıyorum o günlerde hissettiğim ilk heyecanı. İlk aldığım albüm Rumble Militia'nın 'They give you the blessing' albümüydü. Orjinal kaset formatında Göztepe'de küçücük bir müzik mağazasından satın almıştım. Hafta sonu İzmit'e bağlı Değirmendere kasabasındaki evime döndüğümde, kardeşimle beraber dinlemiş ve duyduğumuz müzik karşısında şaşkına uğramıştık. O güne kadar duyduğumuz en sert müzik, Europe'un 'The Final Countdown' albümüydü. Rumble Militia ile ruhumda artık söndürülmesi imkansız bir ateş yanmaya başlamıştı. Daha sonra İstanbul'a döner dönmez aynı mağazaya gittim. Başka bir Heavy Metal kaseti daha istediğimi söyledim. Bu sefer Slayer'in 'South of Heaven' albümünü verdi dükkan sahibi abimiz. İlk kaset iyiydi de bu ikincisi gerçekten çok acayipti. Ruhumu saran alevler körüklendi ve bütün bedenimi sardı. Artık Heavy Metal'i keşfedip huzuru bulan dünya ortalamasına göre kıyaslandığında şanslı azınlık sayılabilecek bir kesim içerisine dahil olmuştum. Sınıf arkadaşım Taylan bana Kadıköy'de daha fazla Heavy Metal albümüne ulaşabileceğim bir dükkan olduğundan bahsetti. Okul çıkışı koşa, koşa gittik oraya. Bir pasaj içerisinde sıkışmış tek başına karanlık bir dükkan. Hammer Müzik. Vitrin'de ilk dikkatimi çeken ürün, Slayer'in 'Live in Milan' ismindeki bootleg plağıydı. Dükkan sahibi Haluk Ataklı'nın dediğine göre, Yunanistan'dan satın almıştı. Yalvar yakar oldum o plağı bana satması için ama satmadı. Her neyse efendim o gün Hammer Müziğin plak ve CD standını detaylı bir şekilde inceledim. Ne günler geçmedi ki o dükkanda? Alman Thrash Metal grubu Sodom ilk defa Türkiye'ye geldiğinde organizasyonun sorumlularından birisi olan Hammer Müziğin dükkanında imza günü yapıldı. Muhteşem bir gündü. Elemanlar pasaja girdiğinde 'Tapping the Vein' albümlerini çalmaya başladı Haluk. Sesi sonuna kadar açıp saygıyla karşıladık babaları. Bir kaç keyifli sene geçirdik o mağazada. Daha sonra Heavy Metal'in kalbi Akmar Pasajı'na taşındı Hammer Müzik. Yeni dükkan daha büyüktü. Dev cam vitrinlerini CD kapaklarıyla donattı Haluk. Her Kadıköy'e gidişimde içeriye girip başım dönene kadar Plakları, CD'leri ve Kasetleri inceliyordum. Yıllar hızla geçti. Üniveriste, askerlik, evlilik, iş hayatı arka, arkaya dizildi. Bugün 37 yaşındayım ve Hammer Müzik'ten alışveriş yapmaya devam ediyorum. Şimdilerde sevgili kadim arkadaşımız Enis işletiyor mağazayı. Haluğu pek görmüyoruz bu aralar. Bu kadar yıl boyunca kaliteden hiç taviz vermediler. Öyle ki dünyanın her yerinde yayınlanan underground albümler anında Hammer Müziğe geliyor. Genel istek üzerine artık fabrikadan yeni çıkmış, naylonu açılmamış gıcır, gıcır plaklarda artık Hammer vitrinlerinde boy göstermeye başladı. 90'lı yıllarda Laneth Fanzin'de Almanya'da yapılan Dynamo Festivalinde açılan Metal Market'den bahsederlerdi hep. Nasıl imrenirdim bilemessiniz. Az bulunan ve hatta hiç bulunmayan plakların satıldığından bahsederlerdi o metal markette. Okurken dağılırdım resmen. Hayaller kurardım. Şimdi Hammer Müzik bu ürünlerin hepsini güncel olarak getiriyor. Orjinal albüm alma ve gerçek müziği desteklemeye önem veren kitlenin vazgeçilmez mekanı Hammer Müzik rengarenk standlarıyla müzik severleri bekliyor. Dile kolay tam 20 yıldır alışveriş yaptığım Hammer Müzik, İstanbul'un Heavy Metal'deki güçlü merkezi olmaya devam ediyor. Herkesi bekleriz efendim.
http://www.hammermuzik.com/


2 yorum:

ATi dedi ki...

Cem harika bir yazı olmus 90lara götürdün beni..Bizde abimle Yücel Müzikten, Ümit Stüdyodan çıkmazdık, gerçi İstanbuldaki imkanlar yoktu tabi İzmir'de plak falan nerdee...Laneth den baska dergide yoktu(yada ben hatırlayamıyorum suan) Ablam senede bir kez Almanyadan gelir gelirken de yanında 12 sayı Metal Hammer dergisi getirirdi es dost dolusurdu eve dergi bakmaya :))))) simdi hersey var piyasada yüzüne bakan yok (bu diğer post un konusu oldu gerçi:))...

CEM AKYUREK dedi ki...

Teşekkür ederim Ati. Yazımı beğendiğine sevindim :) Ablanın Almanya'dan gelirken 12 sayılık takım Metal Hammer getirmesi muhteşem bir olaymış. Valla ne diim acaip heves ettim. Her metalciye böyle bir abla lazım :) tabi dediğin gibi şimdi herşey heryerde ama almıyor millet. Mesela ben az önce Bağdat caddesinde bir müzik mağazasında gördüm Metal Hammer'in bu ayki sayısını. Acaip iyiydi. Rengarenk karton kapaklı filan. Öööle baktım kapağına ve bıraktım. Almadım :) Nedir derdimiz bilmiyorum. Gerçi ben hala bütün albümleri orjinal CD akıyorum onuda eklemek lazım ;)